Geceleri Oyuna Hakim Olan Tuhaf Sessizlik

Day 2,128, 21:00 Published in Turkey Cyprus by Leon With

Genelde uykusu düzenli biri değilimdir. Yattığım-kalktığım saat belli olmaz. Bu yönüm, pek hırlı biri olmadığımı gösteren yönlerimden sadece biridir. Güven telkin etmem haliyle. Kimse çocuğu benimle arkadaş olsun istemez, kız arkadaşlarım bu tip şeyleri gördükçe kaçarlar falan.

Olumlu tarafları da var. Ben bu tarafları var kabul ederek kendimi avutmayı çok seviyorum ve bunlarla mutlu oluyorum.
Zaman zaman 2-3 gün uyumayarak sadece beynimdeki gri hücrelerimi geri dönüşü olmayacak şekilde kaybetmiyor, aynı zamanda günü ve geceyi kesintisiz ve kayıpsız yaşayabiliyorum da. Yaşıyorum da ne oluyor diye bir düşünecek oldum ve bir başka avuntuya kapı açtım.



Oyunda gündüzleri yoğunluk var. Okullu kardeşlerimiz, çalışanlar, işsiz-güçsüzler falan genelde gündüzleri oyuna girebiliyorlar. Bu hem oyunun dinamiklerinde doluluğa bağlı bir yoğunluğa ve zorlanmaya yol açıyor hem de oyunun haberleşmeyle ilgili kısımlarında takip edilmesi zor bir trafik yaratıyor.

Bu trafiğin öğelerini hepimiz biliriz.

Yardımsever arkadaşlar bizleri bilgilendirmek için makaleleri duyururlar, önemli savaşlara yardım isterler, dağıtımlardan haber verirler, "yeni gelmiş, hiç arkadaşı yok" gibisinden yenilere kol-kanat gererler.
Yönetim görevi olanlar konularıyla ilgili duyuruları yapar, devletin yol planı hakkında bilgi verirler.
Şakacılar komik resimler, alıntılar yahut kendi imalatları şakalarla tebessüm ettirirler.
Reklamcı ve satıcı dostlarımız ya gazetelerin ya satılan malların reklamını yaparlar ya da bahis oyunlarına müşteri bulmaya çalışırlar.
Ağır abiler uluslararası düzlemi de işin içine katarak, bazen İngilizce bazen değil, müttefik ilişkileriyle stratejik gidişat hakkında iğneleyici şeyler yazarlar.
Muhalifler her koşulda eleştirecek bir şey bulup, gölgeleriyle dahi kanlı-bıçaklı şekilde takılırlar.
Son Gezi Olayları hakkında haber linkleriyle birlikte menfi yahut müspet yorumlar yapılır, beraberce karşı tarafa sövülür.
Yeni yeni çıkan radyo yayınlarına dinleyici çağrılır, ki bu dinleyiciler odaya teşrif eder etmez hemen yayın sırasına girerek mikro kaosa kendilerine düşen katkı payını sağlarlar.

Tüm bunlar gündüz ve akşamüstü, en fazla geceye dek olur.

Peki ya herkes yatınca, oyunda çevrimiçi olan sayısı hiç denecek kadar az kalınca neler olur?

İşte onu ben sürekli yaşayarak biliyorum.

Çok acayip partiler dönüyor burada arkadaşlar. "Saat 2 oldu, sabah erken kalkmam lazım" diyerek giden son kişiyi de yolladıktan sonra şöyle bir etrafı kolaçan ediyor ve kimsenin görmediği atraksiyonlarla dolu partinin startını veriyoruz.
Kör tuttuğunu, topal yakaladığını hesabı gün ışıyana dek olaylar olaylar...



Kendimi hep bunun doğru olduğuna inandırmak istedim. "Oluyordur mutlaka, yoksa başka ne olacak ki?" diye diye oyunun girmediğim yeri kalmadı. Her açtığım kapının ardında ellerinde kokteylle dans eden, omuzları çilek kremalı kızlar beni davet eder gözlerle bekliyorlar sandım.

Oysa beni bekleyen hep yeni bir sessizlikti. Shout kısmına bir şey yazsam orada altı saat boyunca duruyor, ona ancak ben yazarsam bir cevap veriliyordu. Tüm yardım çabalarım, destek arayışlarım yanıtsız kalıyordu. Kendimce komik şakalarıma tepki veren çıkmıyor, uygulamaya çalıştığım absürd mizah yolunda yoldaşlık ederek konuyu yeni komik boyutlara çekecek şakacı dostlarım hiç ortalarda görünmüyorlardı.

Bu işte bir işin olduğuna emin olduğum için olabildiğince fazla kişiye ulaşarak bir ağız araması yapayım, parti falan varsa yeri konusunda ipuçları yakalamaya çalışayım dedim. Hoş, yine çok kişiden yanıt gelmeyecek ve "pirinç, sal sal sal xd", "yuh, okuyanı Real Madrid'le aynı gruba düşürsünler", yahut "ne diyo bu la" garibanlığında hüzün verici şeyler göreceğim ama olsun. Şansımı denemeyi çok severim.

Sizce nedir bu sessizliğin sırrı? Sizce bu tuhaf sessizlik, ardında neler gizliyor olabilir? Nerelere gidip bu başımızı ne etmeliyiz sizce?